Ayasofya

Öylesine yoğun bir dönemden geçiyorum ki... Şu blogun başına oturup ağız tadıyla iki cümle karalayamadım. Şimdi yoğunluğa kısa bir ara verip Ayasofya konusunda fikirlerimi yazayım kenarda dursun diye düşündüm ve bodoslama dalıyorum mevzuya. Ayasofya konusu sağ kesimin ve özellikle dinci iktidarın hayat öpücüğü, acil yardım butonu gibiydi bu zamana gelene dek... Ne vakit gündem zeytin … Continue reading Ayasofya

Amerika’da ne oluyor?

Gezi Parkı Eylemlerinin 7nci yılında iktidarın duyduğu paranoyayı ve bu paranoyanın ülkeyi nereye sürüklediği ortada. Gezi amasız, fakatsız, lakinsiz, ancaksız Türkiye Cumhuriyeti Tarihinin en büyük, en barışçıl hareketlerinden biridir. Hatta yarattığı sonuçlar, meydana getirdiği uyanış ile ilk sıradadır... Farklı ideolojilere, düşünce gruplarına, hayat tarzlarına sahip insanların birlikte olup konuşabildikleri, anlaşabildikleri, birbirini dinleyebildikleri bir yerdi Gezi! … Continue reading Amerika’da ne oluyor?

Rantiye Şantiye Bakiye devrimine doğru…

Türk toplumu son 15 yıldır her geçen gün daha çok kamplaştırılan, uçlara savurulan, birbirine inanmayan, yalanları gören ve gördüğü halde inanabilen şekilde dizayn edildi. Bunun belli methodları vardı. İktidar bunu zaman zaman Mustafa Kemal'i, zaman zaman orduyu, zaman zaman türbanı ve çoğu zaman da dini öne sürerek yaptı. Toplumun sinir uçlarına sürekli dokunarak geri çekildi, … Continue reading Rantiye Şantiye Bakiye devrimine doğru…

Mustafa Kemal mi? Atatürk mü?

Mustafa Kemal'i anlamak, Mustafa Kemal'i anlatmak, Mustafa Kemal'i sevmek, Mustafa Kemal'e saygı duymak... İşte karşınızda kurduğu ülkede farklı ideolojik gruplar tarafından farklı çıkarlar gözetilerek, kasıtlı olarak hep bir tartışmanın konusu haline getirilmeye çalışılan Mustafa Kemal ATATÜRK... Bu tartışmalar gerek ordu, gerek kurduğu siyasi parti, gerek devrimciler, gerek milliyetçiler, gerek islamcılar ve diğer kesimler tarafından farklı … Continue reading Mustafa Kemal mi? Atatürk mü?

İçsel bir hesaplaşma

Gündemi takip etmeyi bıraktım. Korona virüs vaka sayısı, ölüm sayısı, entübe hasta sayısı... Ivır zıvır. Belli noktadan sonra söylenen her şeyin kendini tekrara dönüştüğünü görünce insanın yazı yazma hevesi de kaçmıyor değil. Virüs karşısında yapılması gerekenler açık seçik ortadayken, kademeli olarak alınan önlemler veya alınamayan önlemler hakkında burada kendi kendimize çalıp oynamak veya aynı düşünceleri … Continue reading İçsel bir hesaplaşma

Yöneten Yönetilen Sürünen

Çok bilindik bir söz vardır!... ''Hak ettiğin gibi yönetilirsin'' Devletleri yönetenler, çoğu zaman yönetilenlerin aynası gibidir. Baştaki kişi/ kişilere baktığınız zaman yönetilen toplumun seviyesinin de ne düzeyde olduğu hususunda belli başlı fikirlere sahip olabilirsiniz. Bugün medeni kabul edilen toplumların başındaki tipi tiplerin o toplumları nasıl yönetebildiği konusu yakın gelecekte büyük bir sosyolojik araştırma konusu olacaktır. … Continue reading Yöneten Yönetilen Sürünen

Bağışcık

Korona virüs salgını tüm dünyayı ve insanlığı esareti altına aldı. Hiçbir konuyu korona salgınından bağımsız değerlendiremez hale geldik artık. Sanat, siyaset, bilim... Tüm alanlar korona salgını gündemine teslim oldu. Haliyle bizde yazacağımız yazılarda koronayla girizgahı yapıp ite kaka sadede gelebiliyoruz. Türkiye'de korona salgını ile alakalı alınan önlemlere her gün bir yenisi ekleniyor. Ekleniyor eklenmesine de … Continue reading Bağışcık

Altın varaklı kalorifer petekleri ve #bizbizeyeteriz kampanyası

Blogu açtığımdan beri ağız tadıyla yoğunlaşmak istediğim sığınmacılar konusuna yoğunlaşamadım. Korona virüsü salgını dünyayı öyle bir sardı ki, buna eli kalem tutan biri olarak kayıtsız kalmam mümkün olmadı ve dört yazı kaleme aldım. Birincisi korona virüsünü tanımak ve önlemler almak ile alakalıydı. İkincisi salgın ile ilgili üretilen bir komplo teorisi değerlendirmesiydi. Üçüncüsü Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin … Continue reading Altın varaklı kalorifer petekleri ve #bizbizeyeteriz kampanyası

Amerikanın oyunu?

Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte değişen bilgiye ulaşma hızı aynı oranda dezenformasyona yol açtı. Çok değil bundan 15 yıl önce okullarda kütüphaneye gidilerek, ansiklopediler karıştırılarak ulaşılabilen bilgiler bugün internet aracılığıyla tek bir tuşa basarak karşınıza çıkıyor. Bu noktadan sonra asıl zor olan kısım başlıyor, aradığınız konuyla ilgili karşınıza çıkan yüz binlerce içerikten hangisinin sizin aradığınız … Continue reading Amerikanın oyunu?

Tabiatın konuşma şekli

İnsanoğlunun tüm savurganlığına, pişkinliğine, arsızlığına ve acımasızlığına karşı doğanın ayaklanışıdır korona salgını. İnsan kendisini dünya üzerinde yaşam hakkına sahip tek yaratık olarak gördüğü, kendisinden başka hiçbir canlıya yaşam alanı, hakkı tanımadığı, doğayı, dengeyi talan ettiği için yer yüzünün '' kendine gel, beni rahat bırak'' uyarısı korona salgını. Çin'de başladığı günden itibaren giderek artan ve 1 … Continue reading Tabiatın konuşma şekli