I – BOP tanımı

11 Eylül 2001’de okuldan öğle yemeği için eve geldiğimde televizyonda gördüklerimi kavrayabilecek yetiye sahip olmadığımdan sordum:

”Ne oluyor?”

Cevap yine kavrayamayacağım seviyedeydi…

”Savaş çıkıyor…. ”

*

Evet, o günden sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı gayet net ve anlaşılırdı. Bir devin kuyruğuna basıldı ve o dev, o kuyruk acısıyla koskoca bir coğrafyayı yangın yerine çevirdi. Kimilerine göre bahsi geçen dev kendi kuyruğuna kendisi bastı, kimilerine göre ise besleyip büyüttüğü vahşi teröristlerce ihanete uğradı. Benim perspektifimden ikisinin de birbirinden bir farkı yok. Her iki teoride son tahlilde aynı yere çıkıyor. Amerika’nın yaşadığı bu büyük travmadan sonra atacağı adım malumun ilanı, Afganistan’a girmek oldu. Afganistan’ın ardından Irak, derken tüm coğrafyaya ”demokrasi getiriyoruz” diyerek yayıldılar. Ülkelerde doğrudan ya da dolaylı olarak iç karışıklıklar çıkardılar. Rejim değişiklikleri yaşanmaya başladı. Amerika’nın başlıca hedefi; bu coğrafyada (Moritanya, Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Mısır, Sudan, Lübnan, Filistin, Ürdün, Suriye, Türkiye, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Yemen, İran, Pakistan ve Afganistan) bulunan değerli madenleri, enerji ve su kaynaklarını, önemli geçiş noktalarını kendi kontrolüne almaktı. Büyük Ortadoğu Projesi’nin devreye girmesi ile birlikte İslam Coğrafyası hızla kana bulandı. Aynı dine inanan milyonlarca müslüman Amerika’nın eliyle birbirinin boğazına yapıştı ve milyonlarca insan hayatını kaybetti. Bir o kadar insan da ülkelerinden, topraklarından ve evlerinden oldu. Hayatta kalmak için hayatlarına mal olacak kadar tehlikeli yollar denediler. Kimisi hayatta kalmayı başarırken, kimisi yolda kaldı ve ortaya çok acı görüntüler, hikayeler çıktı.

Büyük Ortadoğu Projesi, hepimizin malumu olduğu üzere çok büyük bir emperyalist projeydi ve sahneye koyulmaya başlandığı andan itibaren kan, gözyaşı, nefret, kin, ölüm bu coğrafyadan hiç eksilmedi.

Sığınmacıların umuda yolculuğu

11 Eylül 2001’de Amerika’ya yapılan saldıralarla birlikte başlayan süreçte milyonlarca insan evinden, yurdundan oldu. Dünyanın çeşitli ülkelerinde sığınmacı olarak çok düşük hayat standartlarında hayatta kalmaya çalışıyorlar. Milyonlarca sığınmacının hala bitmeyen yer değiştirme çabası sonucunda gelinen noktada sadece Türkiye için değil, dünya için de çok büyük bir kriz haline geliyor, gelecek. Dünyanın bu krizi ortak akılla çözecek imkanları var. Ancak ortak akılın devreye girmediği her an kriz daha da derinleşiyor. Derinleşen krizin orta ve uzun vadede daha büyük toplumsal değişimlere yol açması da kaçınılmaz. Sonraki yazıda bu değişimlerin neler olduğunu, olabileceğini maddeler halinde irdeleyeceğiz.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s